askere gittim. pek çok akranımın aksine bu oyundan zevk aldım. tabi mevzubahis zevkin oyun anında pek tadına varılamasa da, cimayı misal alırsan zevkin hangi anda tam tazyik edeceğini derhal fark edebilirsin; terhis namlı kaat parçası elinde nizamiyeden dışarı çıkıyorsun. işte o an eyle zevke geliyorsun ki adamın beli gelmiş gibi oluyor, uçuyorsun sanırsın. uçmak için bakınız: eski lisanda cennet manasına gelir. velhasıl benim için askerliğin en güzel tarafı bitmiş olmasıdır. ancak tersini idrak etmeye kalkarsan bitmemiş askerlik hayatının eksik kısmıdır. insan para verse beyle asude hali yaşayamaz. evladına eziyet etmek yolu ile onu terbiye etmek gayesi güden katı/bilaşefkat ruh hali ile herşeyi iyilik/fenalık ekseninde tüccar mantığıyla hesap etmeye kalkan protestan amerikalı wasp'ın icadı olan bok püsür boot camp hadisesi ile asla benzerlik kurulamaz. biri mukaddesdir, diğeri halis kolpa.
askerlik vazifeni yerine getir. aksi halde kendini natamam hissedeceğin muhakkaktır. misal şu vicdani retçilere ayar oluyorum. teori güzel, pratikte sıçıyorlar. dinarlı memet, tokatlı muhammet paşa paşa gitsin, giderken anası eline kına yaksın, hiç bişeden şikayet etmeden onbeş ay it gibi sürünsün, gitmese kız/iş bulamasın, toplumun dandik münevveri gündemi taşaklarından tutup şiddete karşıyım felan diyerek askerden yırtmaya kalksın. beyle fikir serbestisi olmaz olsun. adalet ise cemiyetin tamamı için adalet olsun. yoksa kent çocuu rahatça tüm şımarık edasını sümkürmesin ortalığa. işte ben buna karşıyım kardeşim. sen olmayabilirsin, benim için mahsuru yok. buna ek olarak insan denen hayvana musallat olan torpil belasının da önüne geçilsin. muhterem bilgisayar kurası çezdirsin kimin hangi memlekete asker olarak gideceğine. bence 46.6'nın sırlarından biri budur. zira bu bizi beynelmilel münazara konusu olan insan hayatının değerinin kıyasına götürür. hiç bir ananın kuzusu yek diğerinden daha kıymetli veyahut kıymetsiz değildir. bu yüzden zengin/fakir herkesin evladı o kamuflajı/postalı giyecek ise hepsi aynı kumaştan üretilenini giysin. bu tartışılamaz.
askerde rahat etmenin yek sırrı vardır. aha buradan açık ediyorum; askerlik teslim olmak ile başlar. nizamiye'ye gidip teslim olursun. kendinin sadece sana verilen sicil numarası ve rütbeye sahip olan silahlı kuvvetler mensubu olduğunu kabul edip, üniformayı giymeden önce karakterini, tecrübeni ıvır zıvır şu bunu sivil kıyafetin gibi çıkarmayı başarırsan hiç bir derdin olmaz. mevcut durumunu kabullenip rahata kavuşursun. kimse seni bu noktadan sonra üzemez/yoramaz. eğer entel dantel bünyeni rahatlatacak ise bir nevi samurayın tefekkür ile kabullenişinin mikro ölçeği olduğunu farz et. milletinin süfli huylarını tefrik ettiğin takdirde arada bir fark olmadığını göreceksin. misal askerdeyken bizi kıvırcık ali denen ibnenin konseri için malatya'daki kapalı spor salonuna götürmüşlerdi. hemi de athena konseri diye kandırmışlardı kardeşim. sarsak tertiplerim de içerde bulamadıkları, demek ki hasretini çekiyorlarmış, sakız denen nanenin kantinde satıldığını görünce hücum etmişler, hepsi tepecik keranesinin orospuları gibi cakkıdı cakkıdı çiğnemek mesasine başlamışlardı. asker olmanın verdiği beleşe konma hevesi ile ben de ikramdan faydalanmış, çok sesli koronun nağmelerine uymak maksadı ile geviş getiren inek misali çene kaslarımın pasını alıyordum ki, iki sıra önümde oturan çakmak kışlası'ndan bir subay dönüp çavuş dedi, burada çavuş ben oluyorum. ne sandın gülüm düz er mi olacaktım yane? sen bu pırpıları kedi bıyıı mı sandın yoksa? nerede kalmıştım, çavuş dedi, yut o sakızı! işte askerlik mesleğinin sırrına vakıf olduğum an bu andır aziz kardeşim. subay'ın bana dönüp bu sözü sarfetmesi ışık hızı ile falan ölçülebilecek sürede olmasına rağmen aşağıdaki sıra ile tetkik etmek konusunda tüm sürat rekorlarını kırdım:
1. omuzda üç yıldız : yüzbaşı
2. emir : ulaştırmanın çavuşu (beni kastetti yau) yut o sakızı!
3. emiri uygula : yut, yuttum.
4. cevap ver, tasdik et : emredersiniz kumandanım!
5. analiz et : ulaştırmanın çavuşu, işte bu sensin olm kuzu. bugüne kadar yaşadığın yirmi bilmem kaç sene, okuduğun cilt cilt kitaplar, memesini sıktığın bilmem kaç kız, boşaltığın şarap şişeleri, söndürdüğün cigaralar, tırmandığın dağlar, aşk üzerine söylediğin kamyon dolusu söz. bunların şu üniformayı giydiğin sürece hiç bir kıymeti harbiyesi yok. allahtan bu durum bir süre ile sınırlı. sen şu an sadece ve sadece ulaştırma çavuşusun. gerisini boşver. oh bea. şimdi rahatladım. şimdi gel 185 gel.
bir diğer mesele ilki halledilemeden izah edilemeyeceği için şimdi müsadenle onu da yazıyorum. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin bir mensubu, dolayısı ile yenilmez ve her türlü melanetin üstesinden gelebilecek türk askeri olduğunu idrak etmiştin. Şimdi gelelim bir emrin icra edilmesine. buradan söylüyorum ki türk askeri her türlü emri yerine getirebilir. bu icra makamı adem, şahsiyet, şart, şurt dinlemez. bunu şu veciz söz ile kışlalara nakşetmişler, doğrudur : zoru başarırız, imkansız biraz zaman alır. sana verilen emrin saçma, imkansız, faydasız olduğunu tetkik etmek sana kalmaz. bu emri veren mutlaka bu konuya senden daha vakıftır. senin yapma gereken tek icra etmektir. düşünme yap. işte askerlik bu iki kelimeden ibarettir. nasihatimi ciddiye al, daha fazlasını düşünerek kendini boş yere üzme.
bu iki nacizane nasihatimi dikkate aldığın takdirde rahat edeceğinden eminim. ben sıkıntılarımın, ufunetimin bu yolla hal çaresine bakmış idim. orada bir sistem var. tıkır tıkır işliyor gözüküyor. zarar verecek habis amel de henüze icat edilmedi sanırım. askerlik vazifesi sürelidir, bu yüzden muhakkak bitecektir. tez zamanda gidip dönmeni dilerim. hemi dememişler mi asker ocağı peygamber ocağı diye... ayrıca biliyorsun, daha önce de bahsetmiştim; madem ki türk olmak bir durumdur, her türk asker doğar kesin bir kaziyedir. tadını çıkarmaya bak. aklıma gelmişken aktarayım. bizi de böyle bağırtırarak yürütüyorlar felan, postallar ayaamı yara yaptığından ben de yan çizmek istiyorum, madem türkler asker doğuyor, ben boşnağım, salın beni gideyim, biz asker doğmuyoruz kolpasına yatıyorum. maksat tertipleri güldüreyim istiyorum. akabinde bölük komutanı açıklama yapıyor. şimdi sakın götünüzle düşünmeyin her türk asker doğar deyince, ben türk değilim diye ortaya çıkanlar olacaktır, misal ben boşnağım, ama boşnak diye bişi yok, hepimiz türküz, her türk de asker doğar...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder